KISA OYUN YARIŞMA ŞARTNAMESİ


TAKSAV İZMİR “YAŞAMAK” TEMALI KISA OYUN YARIŞMASI

Kısa Oyun Başvuru Şartnamesi İndir

 

Toplumsal Araştırmalar Kültür Ve Sanat İçin Vakıf(TAKSAV) Uluslararası İzmir Tiyatro Festivalikapsamında Kısa Oyun Yarışması düzenledi.
Yarışmaya katılacak olan oyunlar “YAŞAMAK” temasıyla yazılmış olacak.
Yarışmaya son başvuru tarihi 25 Kasım 2018.

Yarışma’nın Koşulları aşağıdadır;
A.AMAÇ:
– Genç ve yeni tiyatro oyun yazarlarını özendirmek, yeni biçimler, farklı bakış açıları ve alternatif arayışlara yer vermek,
– Tiyatro sanatının gelişimine katkıda bulunmak.

B.KATILIM KOŞULLARI:
1. Yarışmaya (2. Maddede belirtilen koşul dışında) herkes katılabilir.
2. Yarışmaya TAKSAV Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali Düzenleme Kurulu’nda görev alan kişiler ve onlarla birinci dereceden kan bağı olan kişiler katılamazlar.
3. TAKSAV Uluslararası Tiyatro Festivali Düzenleme Kurulu’nun bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Kısa Oyun Yarışması için belirlediği tema: “YAŞAMAK’dir.
4. Oyunlar daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış, ödül almamış ve oynanmamış olmalıdır.
5. Oyunlar az kişili, fazla dekor gerektirmeyecek ve her alanda (sahne, buluntu mekan, açıkhava gibi) oynanabilecek şekilde düşünülmelidir.
6. Katılımcılar, yarışmaya birden fazla oyunla katılabilir. Grup halinde yazılan oyunlarda da aynı koşul geçerlidir.
7. Oyun metinleri word dosyasında 12 punto, bir buçuk satır aralığı ve Times New Roman ile yazılmış olmalıdır. Oyunlar on beş sayfayı geçmeyecek şekilde kaleme alınmalıdır. Oyunlar 6’şar adet kopya çıktı ve CD formatında çoğaltılacak, ayrıca taksavizmir@gmail.com adresine rumuzla e-posta olarak gönderilecektir.
8. Her kopyadaki oyun metninin başında ve oyunun kaydedildiği CD de başvuranının belirlediği bir rumuz yer almalıdır. Rumuz zarfın ve eserin ilk sayfasının sol üst köşesine yazılmalı, Yazarın kimlik bilgilerine oyun metinleri ve CD üzerinde kesinlikle yer verilmemelidir.
9. Katılımcı, her eseri için ayrı bir KİMLİK ZARFI düzenleyecektir. Kimlik zarfının üzerine, eser için kullanılan rumuz ile TAKSAV “YAŞAMAK” TEMALI KISA OYUN YARIŞMASI ibaresinden başka bir şey yazılmayacaktır. Kimlik zarfının içinde eserin rumuzu-yazarın adı ve soyadı-yazarın doğum tarihi ve yeri, yazarın yasal ikametgâh adresi, telefon ve e-posta gibi iletişim bilgileri ile yazarın kısa biyografisini içeren ayrı bir zarf yer alacaktır ve bu zarf kesinlikle kapatılmış olacaktır.
10. Seçici Kurul’un değerlendirmesi sonucunda belirlenen “En İyi Oyun”, Taksav İzmir tarafından düzenlenen, bu yıl 7.si gerçekleştirilecek olan Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali Açılış Töreninde 7 Aralık 2018 tarihinde açıklanacak ve şiltle ödüllendirilecektir. Kazanan eser sahibi İzmir’de Festival’in konuğu olarak 3 gün ağırlanacak ve kendisine Festival oyunlarının tümünden 4’er kişilik bilet verilecektir.

11. “En İyi Oyun” olarak belirlenen oyun; Seçici Kurul ve TAKSAV’ın vereceği karar doğrultusunda, gerekli sanatsal düzenleme sağlandığı takdirde; 6. Festival’de sahne, fuaye, açık alan, buluntu mekan vb’ yerlerde sahnelenecektir.
12. “En İyi Oyun” kategorisine ait bir oyun çıkmadığı takdirde, Seçici Kurul, o yıl «En İyi Oyun ödülü» nü vermeyebilir. Böyle bir durumda Seçici Kurul katılımcılar arasından bir oyunu “Övgüye Değer Oyun” olarak tanımlar. Bu eserin sahibi İzmir’de Festival’in konuğu olarak 2 gün ağırlanır ve kendisine Festival oyunlarının tümünden 2’şer kişilik bilet verilir
13. Yarışmada “En İyi Oyun” olarak belirlenen oyunun yayın hakkı bir yıl süreyle TAKSAV’a aittir. Bu süre içinde oyunun tanıtım, reklam, sahneleme ve yayın haklarını TAKSAV elinde tutar. Övgüye değer Oyun ödülünde bu madde geçerli değildir.
14. Yarışmaya katılanlar bu şartnamede yer alan bütün hükümleri kabul etmiş sayılır.
15. Yarışmaya son katılım tarihi 23Kasım 2018’dır. Oyunlar 23 Kasım 2018günü mesai bitimine kadar, TAKSAV – İZMİR 1427 Sokak No:18 Armağan Apartmanı Kat ; 1 Kahramanlar-İZMİR (554 227 90 05) adresine ulaştırılmalıdır. Hangi nedenle olursa olsun belirtilen tarihten sonra gelecek eserler değerlendirme dışı bırakılır. Posta, kargo vb’inde meydana gelecek gecikme ve kayıplardan TAKSAV sorumlu değildir.

C.YARIŞMA’NIN SEÇICI KURULU ;

Orhan Alkaya ( Oyuncu, Yazar, Yönetmen, Eğitmen) ,

Ahmet Büke (Yazar, Öykücü)

Mesut Güngör (TAKSAV Toplumsal Araştırmalar Vakfı Temsilcisi),

Devrim Pınar Gürbüzoğlu ( Oyun yazarı),

Polat İnangül (Yönetmen, Eğitmen)

Yaşam Kaya ( Sanat Eleştirmeni)

Kadir Yüksel (Kocaeli Ü. Sah. San. Öğr. Gör.),

Basında 1. Festival

[ngg_images source=”galleries” container_ids=”9″ display_type=”photocrati-nextgen_basic_slideshow” gallery_width=”600″ gallery_height=”400″ cycle_effect=”cover” cycle_interval=”10″ show_thumbnail_link=”0″ thumbnail_link_text=”[Show thumbnails]” order_by=”pid” order_direction=”ASC” returns=”included” maximum_entity_count=”500″]

7. Festival Başlıyor

ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

7-17 ARALIK 2018
TEMA: “YAŞAMAK”

“Gerçek yürüyor, onu hiç bİr şey durduramaz.”

Emile Zola, Dreyfus’a yapılan büyük haksızlığa karşı mücadele bayrağını açtığında böyle demişti. Kaleminin gücünü halkının aydınlanması için kullanan Zola, Dreyfus aklandığında artık hayatta değildi. Ama onun tutuşturduğu gerçek ve adalet kıvılcımı halkın özgürlük hayalini ete kemiğe büründürdü.

Yaşadım diyebilmek için geride ölümsüzlükler, unutulmazlıklar bırakabilmek…

Brecht’in dediği gibi;

“İyi insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

İyilik beklenmesin

Özgür insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

Kavuşsun özgürlüğe herkes

Özgürlük sevgisi geçersiz olsun”

YAŞAMAK ancak böyle anlamlandırılabilir…

YAŞAMAK eşitlik içinde ve özgürce

YAŞAMAK karanlığa karşı direnerek

YAŞAMAK umutla ve coşkuyla…

TAKSAV olarak, yedincisini 7-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro festivalinde perdelerini “YAŞAMAK” temasıyla açıyor.

Karanlıkta buğulu camlara güneşi çizebilen sanatçılarımızla,

Başlı başına bir direniş haline gelen YAŞAMAK eylemini  güzelleştiren dostlarımızla…

Ve son sözü vakfımızın kurucularından Can YÜCEL’e bırakıyoruz.

“Can yasası bu insanın:

Savaşlara yoksulluklara

Ve binbir belaya karşın

İlle de yaşayacaksın”

Manifesto 2018

7. ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: “YAŞAMAK”

“Gerçek yürüyor, onu hiç bİr şey durduramaz.”

Emile Zola, Dreyfus’a yapılan büyük haksızlığa karşı mücadele bayrağını açtığında böyle demişti. Kaleminin gücünü halkının aydınlanması için kullanan Zola, Dreyfus aklandığında artık hayatta değildi. Ama onun tutuşturduğu gerçek ve adalet kıvılcımı halkın özgürlük hayalini ete kemiğe büründürdü.

Yaşadım diyebilmek için geride ölümsüzlükler, unutulmazlıklar bırakabilmek…

Brecht’in dediği gibi;

“İyi insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

İyilik beklenmesin

Özgür insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

Kavuşsun özgürlüğe herkes

Özgürlük sevgisi geçersiz olsun”

YAŞAMAK ancak böyle anlamlandırılabilir…

YAŞAMAK eşitlik içinde ve özgürce

YAŞAMAK karanlığa karşı direnerek

YAŞAMAK umutla ve coşkuyla…

TAKSAV olarak, yedincisini 7-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro festivalinde perdelerini “YAŞAMAK” temasıyla açıyor.

Karanlıkta buğulu camlara güneşi çizebilen sanatçılarımızla,

Başlı başına bir direniş haline gelen YAŞAMAK eylemini  güzelleştiren dostlarımızla…

Ve son sözü vakfımızın kurucularından Can YÜCEL’e bırakıyoruz.

“Can yasası bu insanın:

Savaşlara yoksulluklara

Ve binbir belaya karşın

İlle de yaşayacaksın”

Manifesto 2017

6. ULUSLAR ARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: CESARET

 

“Cesaret, insanın doğru olarak gördüğü bir şeyi yapabilme kararlılığıdır.

Ve bu yüzden, bazen bir kişinin sözü, itirazı diğer herkesi kucaklayan özgürlüğün ilk adımı oluverir.

Ve her zaman bu ilk adımı atanlar, hayal kurmaktan asla vazgeçmeyenler olarak anılır.

Bugün yeniden korumak zorunda kaldığımız bütün güzellikleri cesaretle hayallerinin arkasında duran bu insanlara borçluyuz.

Bugün yeniden ve bir kez daha, olanca yalnızlığına ve üzerine çökmüş karanlığın acımasızlığına karşı koyan Afife Jale’nin yaratıcı cesaretine ihtiyacımız var…

TAKSAV İzmir Temsilciliği Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’nin 6.’sı için, “CESARET” teması ile “BİR KEZ DAHA VE YENİDEN” 8-18 Aralık’ta , 10 Gün boyunca 30’u aşkın oyun ile İzmir sahnelerinde olacak.

Söyleyecek sözü ve geleceğe dair savunacak hayalleri olan bizler, tiyatronun iyileştirici gücü ile beslediğimiz cesaretimizi hep birlikte ortaklaştırmayı düşleyerek 6. Kez yola çıkıyoruz.

İnsanlık güzel olan her şeyi, iktidar olanın zulmüne asla biat etmeyenlerin cesareti sayesinde kura gelmiştir…

Karanlığa inat bir aradayız; bilinç ile kararlı ve yaratıcı cesaret ile.

Son sözü Goethe’ye bırakarak iyi seyirler diliyoruz:

“Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar… Şimdi, başlayın…”

Manifesto 2016

ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ 2-12 ARALIK 2016

BU YILIN TEMASI: ‘UMUT

Roma mitolojisinde son tanrıça Spes’in adıdır UMUT.

Yunan mitolojisinde ise Pandora’nın Kutusu açıldığında ortaya saçılan kötülüklerden geriye kalandır; onu saklı kaldığı yerden çıkartıp alan insanlığa, direnme ve mücadele gücü verendir UMUT!

Toplumsal yaşamda kötü ile iyinin arasında süregelen mücadelede, iktidarın yanında saf tutanların sayısı arttıkça, sanatın gücü kırılır. Yaratıcı ve muhalif sanat, kurulu normlarını zorladığı iktidarlardan baskı görür, yasaklanır. Sansür, yasaklama, iktidarın egemen olduğu her alanda rahatça başvurulan eylem haline gelir. Tam da yaşamın giderek değersizleştirilmeye çalışıldığı bu anlarda, sanat ve onun icrasına doğrudan tanıklık ettiğimiz dalı olan tiyatro, var olmaya, direnmeye ve toplumsal alanda umudu yaymaya çalışır. Sözünü cesaretle dirençle söylemeye devam eder…

‘Onlar, ümidin düşmanıdır sevgilim,

akar suyun,

meyve çağında ağacın,

serpilip gelişen hayatın düşmanı…’ der Nazım Hikmet; onlar sanatın da düşmanıdır.

Bütün bunlara inat, geleceğe ilişkin karamsarlığın neredeyse bütün toplumu sardığı günümüzde, bunu dağıtacak umudu tiyatro ile büyütelim istiyoruz.

Bu nedenle TAKSAV olarak bu yıl 5. sini düzenlediğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’ni ‘UMUT‘ temasıyla gerçekleştiriyoruz.

İstiyoruz ki,

Tiyatro: Sözünü yüz yüze anlatan sanat dalı olarak, doğayı talan eden doymak bilmez saldırganlığın ve biat eden, teslim olan aklın karşısında düşünenlerin, sorgulayanların, direnenlerin sesi olsun!

Tiyatro: Bir arada yaşama irademizi, kardeşliğimizi körelten savaş karşısında barışın ve umudun sesi olsun!

Özgür, aydınlık ve daha güzel bir ülke için umudu diri tutanlar:

Birlikte Tiyatroya, Festivale!

TAKSAV TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR KÜLTÜR ve SANAT için VAKIF

İzmir Temsilciliği

Manifesto 2015

4. ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: ÖZGÜRLÜK

Tiyatro, insanı kendisiyle yüz yüze getiren, onun, verili düşünce kodları dışında farklı düşünme yollarıyla buluşmasına olanak tanıyan bir sanat dalı olarak yüzyıllardır varlığını sürdürüyor. Eski Yunanca’da “thea”- yani “görmek” fiilinden türeyen tiyatro ve dram sanatı; hiçbir baskıya boyun eğmeden görünmeyeni göstermeyi, söylenmeyeni söylemeyi amaç edinir. Haksızlıkların, çelişkilerin altını çizerken; tıpkı Diyojen’in feneriyle insanlara ışık tutması gibi bir çıkış yolu önerir.

Doğası gereği özgür olan tiyatro, özü bakımından kolektif bir direnişin şiiridir. Çağlar boyunca iktidarların en çok korktuğu, varlığından endişe duyduğu sanat dalı olmuştur. İktidarlar özgür düşünceyi yıkmaya yönelik girişimlerini gerçekleştirirken, işe öncelikle sahneleri karartmakla, sanatçıların yaratım özgürlüklerini her anlamda kısıtlamakla başlar. Sanatçılar ise, yaşadıkları bütün bu baskılara rağmen, büyük bir aşk ve tutkuyla sarıldıkları tiyatroyu yaşatma çabasından hiç vazgeçmemişlerdir. Çünkü tiyatronun kendisi, başlı başına muhalif bir tavırdır.

Bugün de iktidarın sanata ve sanatçılara yönelik tutumu, akıl almaz bir baskı ve yıldırma politikasını içermektedir. İktidar baskı ve sansürünü bir yandan kadın bedeni üzerinden sürdürürken, diğer yandan sanatın özgürlüğü önünde bir set örmektedir. İktidarın yaydığı, kitlelerin içselleştirdiği eril şiddet, yaşamın her alanında olduğu gibi sanatta da kendisini yoğunlukla hissettiriyor. Sahnelerimiz kapatılıyor, oyunlar yasaklanıyor, uygulanan sansürlerle muhalif olan sanata ket vurulmak isteniyor. Oysa sanat baskı ve zorbalıkların karşısında, yaratıcı özgürlüğüyle bugüne kadar olduğu gibi yarın da muhalif tutumunu sürdürecektir.

Sanatın özgürlüğü ile toplumun özgürlüğü birbirinden ayrılamaz bir bütünlüktür. Tiyatro hem onu icra eden sanatçılar hem de seyirci için bir özgürleşme alanıdır. Festival ve şenlikler ise, tiyatronun doğduğu günden bugüne bir paylaşım mekânı; zekânın, mizahın ve hüznün ortaklaşa yürütüldüğü eşsiz deneyimlerdir.

Tiyatronun doğuşunda büyük rol oynayan şenlik ve festival geleneği, ilk olarak Antik Yunan’da şarabın, coşkunun, yaratıcılığın ve esrikliğin tanrısı Dionysos’a adanan kutlamalar ve insanın doğa ile ilişkisini konu alan ritüeller ile başlamış, oradan geliştirilerek, diyaloga, kurguya, çatışmaya ve yazılı metne dayanan tiyatrolara dönüşmüştür.

Bugün de festivaller bize, sergilenen deneysel ve klasik oyunlar aracılığıyla farklı topluluklarda ve coğrafyalarda üretilen tiyatroyu tanıma ve sorgulama anlamında önemli bir bilgi kaynağı sağlamaktadır.

TAKSAV’ın  19 yıldır Ankara’da gerçekleştirdiği Tiyatro Festivali, bu yıl 4. kez İzmir’de gerçekleşecek. Uluslarası İzmir Tiyatro Festivali’nde, bu yıl ÖZGÜRLÜK temasıyla yola çıkıyoruz. 6-16 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Festival’imizin başvuruları  …..’e  kadar kabul edilecektir.

Festivalimizde sanatsal estetiğin, dostluk ve paylaşımla ortaklaşabildiği bir buluşmayı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Manifesto 2014

TAKSAV İZMİR 

3. ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: DAYANIŞMA

Sanat; kültüre katkıda bulunan, bireyi ve toplumu çağdaş bir dünyaya yönlendiren,  özgür bir toplum var etmenin vazgeçilmez unsurudur.

Yeni anlayışlar, çağdaş düşünceler, topluma en güçlü ve kalıcı biçimde sanat yolu ile ulaşır. Dünyayı anlamlandıran ve yaşanır kılan sanat, insanlık tarihinin kıyımları, ölümleri karşısında vicdanın ve özgürlüğün sesi olmuştur, olacaktır. Özü itibarıyla muhalif olan sanat, sanatçı; gördüğü her yanlışı, her ortamda paylaşır, hiç bir durumda, iktidar ya da egemen güçlerin güdümünde olmaz.  Sanat;  hayal gücünün tüm sınırlarını zorlayacak şekilde serbest olmayı, özgürce düşünebilmeyi,  önceden kabul edilmiş kuralları yıkmayı gerektirir.

 “Başka bir dünya mümkün” şiarının ete kemiğe bürünmüş hali, “umudun” diğer adı,  olan sanat;  bugün yakın ve uzak tarihimizin hiçbir döneminde görülmedik ölçüde sansür ve oto sansür tehdidi altında. Yalan, tehdit, şantaj, talan, vurgun, toplumsal ahlakı kemirirken, sanat eserlerinin yasaklanmasına, sanat kurumlarının yıkılıp, parçalanmasına;  sanat insanlarının hayal güçlerinin, yaratma özgürlüklerinin yok edilme çabalarına şahitlik ediyoruz.

Kuruluş amacı, “toplumsal, kültürel yaşamın gelişimine bilimsel, özgürlükçü ve demokratik bir anlayışla katkıda bulunmak, yaratıcı ve araştırıcı düşüncelerin gelişimine yardımcı olmak” olan TAKSAV’ın  (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf) 18 yıldır Ankara’da gerçekleştirdiği Tiyatro Festivali deneyimini, bu yıl 3. kez İzmir’e taşıyoruz. Yıllara dayanan Ankara deneyiminden süzülenleri, İzmir’in yerel değerleri ile bir potada eriterek Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’ni bu yıl “DAYANIŞMA “ temasıyla  gerçekleştiriyoruz.

 

Antik Romalıların 16 bin kişilik açık hava tiyatrosu inşa ettiği, büyük yazar Victor Hugo’nun onu hiç görmeden adına şiir yazıp bir “prenses”e benzettiği; farklı kültürlerin, yaşam tarzlarının, inançların binlerce yıldır bir arada barış içinde, dayanışmayla yaşadığı tiyatro tarihimizin öncü kenti İzmir,  bugün genç tiyatrocularıyla sokak tiyatrosundan, salon tiyatrosuna, oradan da deneysel tiyatroya kadar heyecan dolu çalışmalara yeniden sahne olma arayışı içindedir. Bu çabalarla özel tiyatrolardan, amatör topluluklara, doğaçlama tiyatrodan, okul topluluklarına kadar yelpazenin çeşitli renkleri tiyatroyu İzmir’de yeniden yaşamın bir parçası haline getirmeye çalışıyor.

Yeni anlayışlar, çağdaş düşünceler topluma en güçlü ve kalıcı biçimde sanat yoluyla ulaşmakta. Şenlikler, festivaller yüzyıllardır toplumun çeşitli kesimlerini bir araya getiren yaşam, paylaşım ve dayanışma alanlarıdır. Bu açıdan bakıldığında festivaller her bakımdan toplumun canlanmasının ve olağan yaşam içinde pek yaşamaya alışkın olmadığımız coşku ve dayanışma duygularını harekete geçirebilecek gücün kaynağı olmuştur.

5-15 Aralık 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Festival’imizin başvurular  14 Ağustos 2014 tarihine kadar kabul edilecektir. Festival süresince sanatçı ve sanatseverlerle sanatın değerini, gücünü  duyumsayacak, önemini birlikte soluyacağız. Festivalimiz, sanatın ve sanatçının üzerindeki her türlü baskı ve sınırlamanın ortadan kaldırmaya yönelik bir dayanışma aracı olmayı hedefleyecek..

Manifesto 2013

TAKSAV İZMİR

2. ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: İTİRAZ

Sanat, insanlığın, her türlü gericiliğin, şiddetin, savaşın, önyargının, eşitsizliğin, sömürü ve istismarın yol edileceğine dair iradesinin ve insan var oldukça asla tükenmeyecek umudun adıdır. Sanat, “Yeni Bir Dünya Mümkün!” şiarının, estetik ve düşünsel biçimde dile getirilmesi, paylaşılmasıdır.

Günümüzde sanatsal ürünlerin en geniş kitleye ulaşmasında, bu uğurda emek harcayanların kendilerini göstermeleri, sınamaları ve daha iyi üretimlere yönelmesinde, festival adı verilen buluşmaların büyük ve yadsınamaz önemi vardır. Bu buluşmaların, “sanatın demokratikleşmesi” anlamında değerlendirilmesi ve gerçekleştirilmesi, düzenleyenlerin ve paydaşlarının sorumluluğundadır.

İşte bu düşünce ve yaklaşımlarla, TAKSAV 16 yıldır Ankara’da “Uluslararası Tiyatro Festivali” düzenliyor. TAKSAV İZMİR, bu büyük ve başarısı kanıtlanmış deneyime, geçen yıl başladığı “İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali” ile eklenmiştir ve bu yıl ikincisine hazırlanmaktadır.

Festivalin amacı, genel başlıklar halinde şunlardır:
Tiyatro sanatını tanıtmak ve sevdirmek.
Toplumun estetik beğeni düzeyini, tiyatro sanatıyla yükseltmek,
Var olan özel ve amatör toplulukları desteklemek ve yüreklendirmek,
Seminer ve atölye çalışmalarıyla, üretim kalitesinin artmasına yardımcı olmak,
Sanatın taşıyıcı ve destekleyici olması beklenen kurumların katkısını organize etmek,
Basının ve kamuoyunun desteğiyle, bu etkinlikleri ülke çapında özendirmek,
Farklı ulusların tiyatro anlayışlarını ve tiyatro sanatı üzerindeki deneyimlerini, topluma, tiyatro emekçilerine ve yapımcılara aktarmak,
Toplumla tiyatro sanatı arasındaki bağı güçlendirmek, algı düzeyini yükseltmek,
Alternatif tiyatro anlayışlarını tanıtmak, geliştirmek, koşul ve olanak yaratmak.

8500 yıllık geçmişi, İzmir’in kültürel, sosyal ve sanat birikimini doğru, gerçekçi ve kalıcı biçimde değerlendirilmesi gereğini ve sorumluluğunu yüklemektedir. Bu sorumluluk, başta yerel yönetimler olmak üzere, kendini İzmir’le tanımlayan herkesi ilgilendirmektedir.

Yalnızca kentteki toplulukların değil, ülke içinden ve dışından gerçekleşecek katılımların ve destekleyenlerin, genel amaçlar yanında, İzmir’e ve festivalimize bu gözle bakması son derece önemlidir. Çünkü böylesi etkinlikler, yalnızca sanatı değil, kent ve ülke tanıtımından her alanda gerçekleştirilecek etkinliklere, esin ve cesaret verir.

Sanat, müdahale etmeye soyunduğu hayatı iyi algılamak, algılatmak ve bütün bunları en üst düzeyde özen göstereceği düşünce ve estetikle dillendirmek zorundadır. Ne anlaşılmazlığın girdabında kaybolmak, ne de özü söze, sözü öze kurban etmek… Hayır, yaşadığımız dünya ve onun giderek keskinleşen ahvali, sanata ve sanatçıya bu lüksü tanımamaktadır. Sanat samimi olmalıdır. Profesyonellik nasıl ki göz boyamanın kılıfı olamazsa, amatörlük de yetersizliğin ve niteliksizliğin makyajı olarak kabul edilmemeli, hoş görülmemelidir. Festivalimize başvuracaklar kadar, festivalde hangilerinin yer alacağına karar vereceklerin, bu belirlemeleri doğru okumaları gerekmektedir.

TAKSAV İZMİR “2.ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ”nin teması “İTİRAZ”dır.

Olup bitene itiraz. İnsanın insan gibi yaşamasını savunurken, bu isteğin koşul ve olanaklarını reddeden, ortadan kaldıran tüm insanlık dışı düşünce, tutum ve girişimlere itiraz.
Sanat, zaten başka nedir ki?
Doğayı, emeği ve insan olma onurunu yerle bir eden çelişkilere, anlayışlara ve uygulamalara itiraz etmeyecekse, sanat niye vardır ve olsun ki? Ötekileştirmekten, küçümsemekten, saldırmaktan, şiddet ve sömürmekten başka çaresi olmayanlara karşı itiraz ve direniş çağrısı yapmıyorsa, bu çağrıyı içselleştirmiyor ve geniş-yüksek-derin bir davet oluşturmuyorsa, biz sanatı niye dert edinelim ki?
Bize bunları bir daha anımsatan “Gezi İtirazı”dır ve kuşkusuz temamıza da esin kaynağı olmuştur. Bir parktan yükselip, ülkemizin dört yanına yayılan ve uluslararası platformlarda yankı bulan “Gezi İtirazı”; yalnızca itiraz boyutuyla değil, yoğun ve fenomenliği sonuna dek hak eden ve itiraza anlam kazandıran sanatsal niteliğiyle de, tarihsel bir öneme sahiptir. Bunu sıradanlaştırmaya, ucuzlaştırmaya, saptırmaya ve evcilleştirmeye kalkışmak, haksızlık ve itiraz edilenlerin kuyrukçuluğunda işbirliğinden başka bir şey olamaz.
“Gezi”, insanlığı onurlandıran tüm itirazların devamıdır. Bu itirazlara, muhatap olduğu şiddet, küçümseme ve küçültme çabaları kadar, katledilen insanlarıyla ve elbette çıkarılacak derslerle eklenmiştir. Sanat, hayatın estetik ve düşünsel tanıklığıysa, bugünleri de saptayacak, işleyecek ve yarınlara taşıyacaktır. Tiyatro, bu tarihsel ve evrensel sorumluluktan kaçamaz.
Festival, “itiraz kültürü”nün sanatla anlatımı için yaratılacak, koşul ve olanaklar demektir. Oyunlarla, tematik söyleşi, panel ve öteki etkinliklerle, “İtiraz” konusunda farkındalık yaratmak, bu yılki festivalin başat görevidir.

Topluluklarımızı, kurumlarımızı, tedarikçilerimizi, spornsorlarımızı ve halkımızı, bu düşünce ve kararlılığı paylaşmaya, TAKSAV İZMİR 2. ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ’ni hepimize yakışır biçimde var etmeye çağırıyoruz.

Manifesto 2012

MERHABA,

ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

bu yıl İzmir’de sahnelere,

sizlere

MERHABA diyor…

Yerli ve Yabancı tiyatro topluluklarının her yıl aralik ayının ilk haftasında başlayacak şekilde 10 gün süreyle izleyiciyle buluşacağı, aşağıda sıraladığımız hedeflerin gözetileceği uluslararası bir etkinlik olarak Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali  sizlere MERHABA demek için hazırlıklarını hızla sürdürüyor.

 

  • Tiyatro sanatını tanıtmak ve sevdirmek,
  • Toplumla tiyatro sanatı arasındaki bağı güçlendirmek,
  • Toplumun estetik beğeni düzeyini tiyatro sanatıyla yükseltmek,
  • Farklı ulusların tiyatro anlayışlarını ve tiyatro sanatı üzerindeki deneyimlerini topluma, tiyatro sanatçılarına ve yapımcılara aktarmak,
  • Alternatif tiyatro anlayışlarını tanıtmak ve geliştirmek.
  • Var olan özel ve amatör tiyatro topluluklarını desteklemek ve özendirmek,
  • Seminer ve atölye çalışmaları ile tiyatro sanatındaki üretimin niteliğini arttırmak,
  • Basın ve kamuoyunun desteğiyle bu etkinlikleri ülke çapında özendirmek,
  • Sanatın taşıyıcısı ve destekleyicisi olması beklenen kurumların katkısını organize etmek.

 

Festival kapsamındaki yapım ve toplulukların;  hem izleyici hem de sanat dünyasına;  farklı açılımlar kazandırmaları; ulusal ve uluslararası grupların klasik, çağdaş ve deneysel yorumlarını kentimize taşımalarını sağlamak hedefimiz olacaktır.

 

Her türden kültürel ve sanatsal etkinliğin bir arada ve iç içe yaşandığı, herkesin kaygısızca katılıp izleyebildiği, hayatın kendisinin yaşandığı, yaratıcı-üretici özelliklerin geliştirildiği festivaller, gerek ulusal gerekse uluslararası toplumsal ilişkiler açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Şenlikler, festivaller yüzyıllardır toplumun çeşitli kesimlerini bir araya getiren yaşam, paylaşım ve dayanışma alanları olmuştur. Bu açıdan bakıldığında festivaller her bakımdan toplumun canlanmasının ve olağan yaşam içinde pek alışkın olmadığımız coşku ve dayanışma duygularını harekete geçirebilecek gücün kaynağı işlevini üstlenmiştir.

 

Vakfımızın Ankara’da 16 yıldır başarıyla sürdürdüğü Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali’nin deneyimlerinden süzdüklerimizi, İzmir’in yerel değerleri ile bir potada eriterek sizlerin katkılarıyla biçimlendirme yolunu izleyeceğiz.

 

Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek olan Festival, öncelikle Ege – Akdeniz olmak üzere çeşitli ülkelerdeki tiyatro topluluklarını ülkemizdeki; şehir tiyatrolarından, üniversite topluluklarına, özel tiyatrolardan, amatör topluluklara, çocuk tiyatrosundan, deneysel arayışlara  kadar tiyatro yelpazesinin tüm renkleri ile buluşturacak bir zeminde kurgulanmaktadır.

 

İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali farklı kültür ve ülkeler arasında;  sanatsal anlamdaki kesişme, benzerlik ve ayrılıkların altını çizmek, karşılıklı etkileşim ve paylaşımları artırmak, halkların dostluklarını pekiştirmek, kültürel dayanışmayı kurgulamak amacını sürekli gözetecek bir yapılanmada şekillenecektir.

 

Toplumlarla sanat arasındaki bağın kopukluğu çağdaş, yaşanılabilir bir dünyaya yönelik beklentileri boşa çıkarmakta, yaratıcı, özgür düşüncenin gelişmesini engellemektedir. Bu kopukluğun yaşanmaması için özellikle Şirket ve kurumların sanata destek vermeleri ve bu tür organizasyonları desteklemeleri beklenmektedir.

 

Festival kapsamında daha önce hiç tiyatroya gitmemiş bireyleri tiyatroyla tanıştırma sorumluluğunu da üstleneceğiz. Bu amaçla, önümüzdeki 5 yılda İzmir’de 5.000 hiç tiyatroya gitmemiş kişiyi, bu sanat dalı ile tanıştırmayı hedeflemekteyiz. Bu projemizle onları ücretsiz olarak tiyatro salonlarımızda konuk etmeyi planlıyoruz.

 

Kısaca,  İzmir’in genlerinde olan tiyatro sanatını yeniden canlandırmak ve geçmişte olduğu gibi uluslararası baza taşımak hedef olarak önümüzde durmaktadır. Bu hedefimize ulaşmada sizleri de yanımızda görmek dileğimizdir.   Bu dileğimizi koskocaman bir TİYATRO’ya MERHABA ile dile getiriyoruz. Sahneler, sizi, salonlar bizi bekliyor.