Manifest 2020

9th INTERNATIONAL İZMİR THEATRE FESTIVAL4-14 DECEMBER 2020

THIS YEAR’S THEME IS :

R E S I S T A N C E

Lives greening with courage and hope grow with resistance. Art is one of the strongest voices of resisting.

We are going through an hard era, in which being resistant means living. We are in a new era where a distant and contactless life has become an obligation all over the World. In this new period, we have realized how  important social state is and how income inequality creates tragedies even on the level of healthcare, which is a fundamental human right.

Although Art and Theater were very badly affected  during this period of pandemic crisis, through solidarity and many other means, they proved that “another world is possible”.

Despite the destructions and disasters that humanity has been experiencing for centuries, theater has always continued to offer hope, courage, solidarity and power of resistance to society.

Brecht who said,

‘He who hasn’t shared the fight, will share the defeat’ is still leading us towards a new world.

TAKSAV, with the motto “Art for a livable world” is hoping to bring you on stage once more for the 9th International Izmir Theater Festival with the theme ‘RESISTANCE’ between the dates 4-14 December 2020.

Let us repeat our call with the lines of Nazım Hikmet that feed our resistance very well,

“The point is not about being captured,

It’s all about not surrendering. ”

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2020

9. ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

4-14 ARALIK 2020

FESTİVALİN BU YIL Kİ TEMASI

D İ R E N Ç

Cesaret ve umutla yeşeren hayatlar, dirençle büyür.  Direnmenin en büyük seslerinden birisi de sanattır. 

Dirençli olmanın yaşamak demek olduğu bir dönemin içinden geçiyoruz. Tüm dünyada  mesafeli ve temassız bir yaşamın zorunluluk haline geldiği yeni bir dönemdeyiz. Bu dönemde sosyal devletin ne kadar önemli olduğunu ve gelir dağılımında ki eşitsizliğin en temel hak olan sağlıkta bile nasıl dramlar yarattığını gördük. Bu süreçte sanat ve özelinde tiyatrolar çok ciddi sıkıntılara düşmesine rağmen, kitlelere ulaşmak için dayanışma başta olmak üzere her türlü aracı kullanarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu kanıtladılar.

Yüzyıllardır, insanlığın yaşadığı yıkım ve felaketlere rağmen tiyatro, topluma umut, cesaret, dayanışma ve direnme gücü vermeye devam etti, ediyor.

Mücadele eden kaybedebilir ama mücadele etmeyen çoktan kaybetmiştir” diyen Brecht bize yeni bir dünya için yol gösteriyor.

Yaşanır bir dünya için Sanat” diyen TAKSAV; Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’nin 9.’sunda, “DİRENÇ” teması ile 4-14 Aralık 2020 tarihleri arasında, sahnelerde buluşmayı umut ediyor.

Nazım Hikmet’in direncimizi çok da iyi besleyen dizeleriyle çağrımızı yineleyelim,

“Mesele esir düşmekte değil, 

Teslim olmamakta bütün mesele”.

Sosyal Medyada Paylaş

Manifest 2019

TAKSAV 8. INTERNATIONAL THEATRE FESTIVAL

Roma
‘Quo vadis Roma?’
do not ask.
Just like in our own land
the same sun drenches the land here…
But shush, Taranta-Babu
with love
and respect,
smiling
laughing
shush!
And listen:
in the suburbs of Rome
the sound of the breaking chains
of Spartacus.

Nazım addresses Taranta-Babu as he paints the picture of his era so that we can pass through the sun and soak our feet in the sea. Not to stand with someone, but to be able to act together!

Nothing has ever been achieved through words, at any time in history. What ‘we could’ is now purple among what ‘we could not’!

Being able to act together, sharing the unshared
Being able to act together, being worthy of our dreams
Being able to act together, opening doors to a world where beautiful smells, sounds
and colours communicate
Being able to act together, discovering the sandy beach under pavements.
Being able to act together, being alone together
One is MANY!

TAKSAV-8th Izmir International Theater Festival opens its curtains with a theme: “We can act together!”, bringing plays around the world together. Years ago, by shouting “We are, as we walk together!” a landless educator created a pedagogy that touches hearts. In order to realize impossible dreams, we are shouting: “We are, as we act together!”

Until we meet at the ecstacy of “acting together” with artists and friends who are limitless, instruments of extraordinary sensibility, rejectors of alienation; who know how to draw water from nothingness, who tell what we cannot remember, who do not let anything stay in shadows, who bring the others together…

Colours of the world, unite!

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2019

TAKSAV 8. ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ

6-16 ARALIK 2019

FESTİVAL TEMASI : “BİRLİKTE YAPABİLİRİZ!”


“Roma!
Quo vadis Roma!
diye sorma!
Bizim oraların güneşi gibi aydın
ve ortada bu!

Sus TARANTA-BABU!
Sevgiyle,
saygıyla,
gülerek,
haykırarak sus!..

Dinle bak:
zincirlerini kırıyor, Roma’nın varoşlarında SPARTAKUS!…”
Kendi döneminin tablosunu çizerek tüm zamanlara seslenir Nazım
TARANTA-BABU’YA MEKTUPLAR’da…
Güneşin içinden geçip ayaklarımız denize değsin diye…
Değil birlikte durmak için, birlikte yapabilmek, hep birlikte yapabilmek için!
Tarihin hiçbir döneminde ve hiçbir yerde şeyin kendisi salt sözle elde edilmedi;
yapabildeklerimiz yapamadıklarımız arasında şimdi mor!
Birlikte yapabilmek, paylaşılmayanı paylaşmak,
Birlikte yapabilmek, düşlerimize layık olmak,
Birlikte yapabilmek, güzel kokuların, renklerin ve seslerin birbirine cevap verdiği
dünyaya kapıları açmak
Birlikte yapabilmek, kaldırım taşlarının altındaki kumsalı keşfetmek,
Birlikte yapabilmek, birlikte yalnız olmak.
Çünkü Bir ÇOKTUR!!!
Sınırsız, olağanüstü duyarlığın aracısı, yabancılaşmanın reddedeni, hiçten su çekmeyi
bilen, anımsayamadıklarımızı söyleyen, hiçbir şeyin gölgede kalmasına izin vermeyen,
dışlananları buluşturan; tarihin haylaz çocukları sanatçılarımız ve tüm dostlarımızla birlikte
yapabilmenin esrikliğinde buluşmak üzere…
Türkiye’nin ve Dünya’nın farklı yerlerinde sahnelenen oyunları bir araya getirecek
olan TAKSAV 8.İzmir Uluslararası Tiyatro Festivali “Birlikte Yapabiliriz!” temasıyla perdelerini
açıyor. Tıpkı topraksız eğitimci Paulo Freire’nin yıllar önce “Birlikte yürüyerek oluruz!” diyerek
yüreklere dokunmanın pedagojisini oluşturduğu gibi…
Biz de olmayacak düşleri oldurabilmek için:
“Birlikte yaparak oluruz!” diyoruz!
Dünyanın tüm renkleri birleşin!
TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR KÜLTÜR ve SANAT için VAKIF (TAKSAV) İzmir Temsilciliği

Sosyal Medyada Paylaş

Basında 1. Festival

[ngg_images source=”galleries” container_ids=”9″ display_type=”photocrati-nextgen_basic_slideshow” gallery_width=”600″ gallery_height=”400″ cycle_effect=”cover” cycle_interval=”10″ show_thumbnail_link=”0″ thumbnail_link_text=”[Show thumbnails]” order_by=”pid” order_direction=”ASC” returns=”included” maximum_entity_count=”500″]

Sosyal Medyada Paylaş

7. Festival Başlıyor

[spider_facebook id=”1″]

ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

7-17 ARALIK 2018
TEMA: “YAŞAMAK”

“Gerçek yürüyor, onu hiç bİr şey durduramaz.”

Emile Zola, Dreyfus’a yapılan büyük haksızlığa karşı mücadele bayrağını açtığında böyle demişti. Kaleminin gücünü halkının aydınlanması için kullanan Zola, Dreyfus aklandığında artık hayatta değildi. Ama onun tutuşturduğu gerçek ve adalet kıvılcımı halkın özgürlük hayalini ete kemiğe büründürdü.

Yaşadım diyebilmek için geride ölümsüzlükler, unutulmazlıklar bırakabilmek…

Brecht’in dediği gibi;

“İyi insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

İyilik beklenmesin

Özgür insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

Kavuşsun özgürlüğe herkes

Özgürlük sevgisi geçersiz olsun”

YAŞAMAK ancak böyle anlamlandırılabilir…

YAŞAMAK eşitlik içinde ve özgürce

YAŞAMAK karanlığa karşı direnerek

YAŞAMAK umutla ve coşkuyla…

TAKSAV olarak, yedincisini 7-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro festivalinde perdelerini “YAŞAMAK” temasıyla açıyor.

Karanlıkta buğulu camlara güneşi çizebilen sanatçılarımızla,

Başlı başına bir direniş haline gelen YAŞAMAK eylemini  güzelleştiren dostlarımızla…

Ve son sözü vakfımızın kurucularından Can YÜCEL’e bırakıyoruz.

“Can yasası bu insanın:

Savaşlara yoksulluklara

Ve binbir belaya karşın

İlle de yaşayacaksın”

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2018

7. ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: “YAŞAMAK”

“Gerçek yürüyor, onu hiç bİr şey durduramaz.”

Emile Zola, Dreyfus’a yapılan büyük haksızlığa karşı mücadele bayrağını açtığında böyle demişti. Kaleminin gücünü halkının aydınlanması için kullanan Zola, Dreyfus aklandığında artık hayatta değildi. Ama onun tutuşturduğu gerçek ve adalet kıvılcımı halkın özgürlük hayalini ete kemiğe büründürdü.

Yaşadım diyebilmek için geride ölümsüzlükler, unutulmazlıklar bırakabilmek…

Brecht’in dediği gibi;

“İyi insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

İyilik beklenmesin

Özgür insan olacağınıza

Öyle bir yere götürün ki dünyayı

Kavuşsun özgürlüğe herkes

Özgürlük sevgisi geçersiz olsun”

YAŞAMAK ancak böyle anlamlandırılabilir…

YAŞAMAK eşitlik içinde ve özgürce

YAŞAMAK karanlığa karşı direnerek

YAŞAMAK umutla ve coşkuyla…

TAKSAV olarak, yedincisini 7-17 Aralık 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro festivalinde perdelerini “YAŞAMAK” temasıyla açıyor.

Karanlıkta buğulu camlara güneşi çizebilen sanatçılarımızla,

Başlı başına bir direniş haline gelen YAŞAMAK eylemini  güzelleştiren dostlarımızla…

Ve son sözü vakfımızın kurucularından Can YÜCEL’e bırakıyoruz.

“Can yasası bu insanın:

Savaşlara yoksulluklara

Ve binbir belaya karşın

İlle de yaşayacaksın”

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2017

6. ULUSLAR ARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: CESARET

 

“Cesaret, insanın doğru olarak gördüğü bir şeyi yapabilme kararlılığıdır.

Ve bu yüzden, bazen bir kişinin sözü, itirazı diğer herkesi kucaklayan özgürlüğün ilk adımı oluverir.

Ve her zaman bu ilk adımı atanlar, hayal kurmaktan asla vazgeçmeyenler olarak anılır.

Bugün yeniden korumak zorunda kaldığımız bütün güzellikleri cesaretle hayallerinin arkasında duran bu insanlara borçluyuz.

Bugün yeniden ve bir kez daha, olanca yalnızlığına ve üzerine çökmüş karanlığın acımasızlığına karşı koyan Afife Jale’nin yaratıcı cesaretine ihtiyacımız var…

TAKSAV İzmir Temsilciliği Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’nin 6.’sı için, “CESARET” teması ile “BİR KEZ DAHA VE YENİDEN” 8-18 Aralık’ta , 10 Gün boyunca 30’u aşkın oyun ile İzmir sahnelerinde olacak.

Söyleyecek sözü ve geleceğe dair savunacak hayalleri olan bizler, tiyatronun iyileştirici gücü ile beslediğimiz cesaretimizi hep birlikte ortaklaştırmayı düşleyerek 6. Kez yola çıkıyoruz.

İnsanlık güzel olan her şeyi, iktidar olanın zulmüne asla biat etmeyenlerin cesareti sayesinde kura gelmiştir…

Karanlığa inat bir aradayız; bilinç ile kararlı ve yaratıcı cesaret ile.

Son sözü Goethe’ye bırakarak iyi seyirler diliyoruz:

“Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar… Şimdi, başlayın…”

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2016

ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ 2-12 ARALIK 2016

BU YILIN TEMASI: ‘UMUT

Roma mitolojisinde son tanrıça Spes’in adıdır UMUT.

Yunan mitolojisinde ise Pandora’nın Kutusu açıldığında ortaya saçılan kötülüklerden geriye kalandır; onu saklı kaldığı yerden çıkartıp alan insanlığa, direnme ve mücadele gücü verendir UMUT!

Toplumsal yaşamda kötü ile iyinin arasında süregelen mücadelede, iktidarın yanında saf tutanların sayısı arttıkça, sanatın gücü kırılır. Yaratıcı ve muhalif sanat, kurulu normlarını zorladığı iktidarlardan baskı görür, yasaklanır. Sansür, yasaklama, iktidarın egemen olduğu her alanda rahatça başvurulan eylem haline gelir. Tam da yaşamın giderek değersizleştirilmeye çalışıldığı bu anlarda, sanat ve onun icrasına doğrudan tanıklık ettiğimiz dalı olan tiyatro, var olmaya, direnmeye ve toplumsal alanda umudu yaymaya çalışır. Sözünü cesaretle dirençle söylemeye devam eder…

‘Onlar, ümidin düşmanıdır sevgilim,

akar suyun,

meyve çağında ağacın,

serpilip gelişen hayatın düşmanı…’ der Nazım Hikmet; onlar sanatın da düşmanıdır.

Bütün bunlara inat, geleceğe ilişkin karamsarlığın neredeyse bütün toplumu sardığı günümüzde, bunu dağıtacak umudu tiyatro ile büyütelim istiyoruz.

Bu nedenle TAKSAV olarak bu yıl 5. sini düzenlediğimiz Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali’ni ‘UMUT‘ temasıyla gerçekleştiriyoruz.

İstiyoruz ki,

Tiyatro: Sözünü yüz yüze anlatan sanat dalı olarak, doğayı talan eden doymak bilmez saldırganlığın ve biat eden, teslim olan aklın karşısında düşünenlerin, sorgulayanların, direnenlerin sesi olsun!

Tiyatro: Bir arada yaşama irademizi, kardeşliğimizi körelten savaş karşısında barışın ve umudun sesi olsun!

Özgür, aydınlık ve daha güzel bir ülke için umudu diri tutanlar:

Birlikte Tiyatroya, Festivale!

TAKSAV TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR KÜLTÜR ve SANAT için VAKIF

İzmir Temsilciliği

Sosyal Medyada Paylaş

Manifesto 2015

4. ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

TEMA: ÖZGÜRLÜK

Tiyatro, insanı kendisiyle yüz yüze getiren, onun, verili düşünce kodları dışında farklı düşünme yollarıyla buluşmasına olanak tanıyan bir sanat dalı olarak yüzyıllardır varlığını sürdürüyor. Eski Yunanca’da “thea”- yani “görmek” fiilinden türeyen tiyatro ve dram sanatı; hiçbir baskıya boyun eğmeden görünmeyeni göstermeyi, söylenmeyeni söylemeyi amaç edinir. Haksızlıkların, çelişkilerin altını çizerken; tıpkı Diyojen’in feneriyle insanlara ışık tutması gibi bir çıkış yolu önerir.

Doğası gereği özgür olan tiyatro, özü bakımından kolektif bir direnişin şiiridir. Çağlar boyunca iktidarların en çok korktuğu, varlığından endişe duyduğu sanat dalı olmuştur. İktidarlar özgür düşünceyi yıkmaya yönelik girişimlerini gerçekleştirirken, işe öncelikle sahneleri karartmakla, sanatçıların yaratım özgürlüklerini her anlamda kısıtlamakla başlar. Sanatçılar ise, yaşadıkları bütün bu baskılara rağmen, büyük bir aşk ve tutkuyla sarıldıkları tiyatroyu yaşatma çabasından hiç vazgeçmemişlerdir. Çünkü tiyatronun kendisi, başlı başına muhalif bir tavırdır.

Bugün de iktidarın sanata ve sanatçılara yönelik tutumu, akıl almaz bir baskı ve yıldırma politikasını içermektedir. İktidar baskı ve sansürünü bir yandan kadın bedeni üzerinden sürdürürken, diğer yandan sanatın özgürlüğü önünde bir set örmektedir. İktidarın yaydığı, kitlelerin içselleştirdiği eril şiddet, yaşamın her alanında olduğu gibi sanatta da kendisini yoğunlukla hissettiriyor. Sahnelerimiz kapatılıyor, oyunlar yasaklanıyor, uygulanan sansürlerle muhalif olan sanata ket vurulmak isteniyor. Oysa sanat baskı ve zorbalıkların karşısında, yaratıcı özgürlüğüyle bugüne kadar olduğu gibi yarın da muhalif tutumunu sürdürecektir.

Sanatın özgürlüğü ile toplumun özgürlüğü birbirinden ayrılamaz bir bütünlüktür. Tiyatro hem onu icra eden sanatçılar hem de seyirci için bir özgürleşme alanıdır. Festival ve şenlikler ise, tiyatronun doğduğu günden bugüne bir paylaşım mekânı; zekânın, mizahın ve hüznün ortaklaşa yürütüldüğü eşsiz deneyimlerdir.

Tiyatronun doğuşunda büyük rol oynayan şenlik ve festival geleneği, ilk olarak Antik Yunan’da şarabın, coşkunun, yaratıcılığın ve esrikliğin tanrısı Dionysos’a adanan kutlamalar ve insanın doğa ile ilişkisini konu alan ritüeller ile başlamış, oradan geliştirilerek, diyaloga, kurguya, çatışmaya ve yazılı metne dayanan tiyatrolara dönüşmüştür.

Bugün de festivaller bize, sergilenen deneysel ve klasik oyunlar aracılığıyla farklı topluluklarda ve coğrafyalarda üretilen tiyatroyu tanıma ve sorgulama anlamında önemli bir bilgi kaynağı sağlamaktadır.

TAKSAV’ın  19 yıldır Ankara’da gerçekleştirdiği Tiyatro Festivali, bu yıl 4. kez İzmir’de gerçekleşecek. Uluslarası İzmir Tiyatro Festivali’nde, bu yıl ÖZGÜRLÜK temasıyla yola çıkıyoruz. 6-16 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Festival’imizin başvuruları  …..’e  kadar kabul edilecektir.

Festivalimizde sanatsal estetiğin, dostluk ve paylaşımla ortaklaşabildiği bir buluşmayı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Sosyal Medyada Paylaş